23 Ağustos 2026 Pazar

To Be (am-is-are)

 

To Be (am-is-are)

 

 

 

 

"TO BE" etrafımızdaki nesneleri nitelemek, özelliklerini, yerlerini ve konumlarını belirtmek istediğimizde kullanacağımız temel fiildir. İngilizce bir cümle kurarken her zaman bir yükleme ihtiyaç duyulur. İçinde yüklem bulunmayan hiçbir yapı cümle olamaz.

 

"Mary şişmandır" veya "Jane güzeldir" gibi cümlelerde ilk bakışta bir yüklem görülemez. Bunlar Türkçe dilbilgisinde isim ve sıfat fiillerdir. Oysa İngilizce'de isim ve sıfat fiil diye yapılar yoktur.İşte isim ve sıfat cümleleri kurarken bu boşluğı biz olmak (to be) fiili ile kapatırız.

Kısaca TO BE yani olmak fiili ya bir nesneyi yada nesneyi niteleyen sıfatı belirtir. İçinde ( dır-dir ) anlamı saklamaktadır.To be cümleleri kesinlikle eylem cümlesi değildirler.İçinde hareket,ivme içeren hiçbir yapıyı anlatamazlar (gitmek,koşmak,gelmek….) To be + sıfat John is handsome (John yakışıklıdır)

  To be + isim Mary is a teacher (Mary bir öğretmendir)

  To be + fiil kesinlikle olmaz

 

Şimdi de TO BE yardımcı fiillerinin zamirlere göre dağılımını bir tabloda inceleyelim.

Normal Yazılış Kısaltma I am (Ben) I'm

You are (Sen) You're He is (O, erkek) He's


She is (O, kadın) She's

It is (O, cansız, hayvan) It's We are (Biz) We're

They are(Onlar) They're

 

EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)

She is my sister (O benim kız kardeşim) His shoes are dirty (Ayakkabıları kirli) Tom is tired (Tom yorgun)

Shops are closed (Mağazalar kapalı) Jane is at home (Jane evde)

I am 21years old (Ben 21 yaşındayım) The movie is wonderful (Film harika)

Karen's eyes are green (Karen'in gözleri yeşil) It is Linda's bag (O linda'ın çantası)

They are in the kitchen (Onlar mutfaktalar)

 

QUESTIONS      AND      NEGATIVES      (OLUMSUZ      VE                             SORU

CÜMLELERİ) "am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri soru haline getirmek için sadece yardımcı fiil cümlenin başına getirilir. Olumsuz yaparken ise yardımcı fiilden sonra 'not' getirilir. Bu kalıp İngilizce'nin bütün zamanlarında aynıdır.

QUESTIONS (SORU CÜMLELERİ) am I ?

are you...... ?

is he...... ?

is she...... ?

is it...... ?

are we...... ?

are they...... ?

EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)


Is she my daugther? (O benim kız çocuğum mu?) Are his shoes dirty? (Ayakkabıları kirli mi?) Is Tom tired? (Tom yorgun mu?)

Are shops closed? (Mağazalar kapalı mı?) Is Jane at home? (Jane evde mi?) NEGATIVES (OLUMSUZ CÜMLELER)

"am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri olumsuz yapmak için yardımcı fiilden sonra "not" kullanılır.

 

I am not

You are not (aren't) He is not (He isn't) She is not (She isn't) It is not (It isn't)

We are not (aren't) They are not (aren't)

EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)

She isn't my daughter. (O benim kız çocuğum değildir.) His shoes aren't dirty. (Ayakkabıları kirli değildir.) Tom isn't tired. (Tom yorgun değildir.)

Shops aren't closed. (Dükkanlar kapalı değildir.) Jane isn't at home. (Jane evde değildir.)

 

Parts of Speech (Cümlenin Ögeleri)

 

İngilizce öğrenmek isteyen herkes öncelikle İngilizce cümle yapısını tanımalıdır. İngilizcede sekiz sözbölüğü vardır ve sözcüklerin her biri bu sekiz türden birine aittir. Ancak, her sözcük için şu gruba aittir demek imkansızdır, çünkü anlamına göre bazı sözcükler birçok grupta yer alabilir. Örneğin, İngilizce'de fast sözcüğü;

"oruç" anlamında isim

"oruç tutmak" anlamında fiil "hızlı" anlamında sıfat


"hızlı, hızlı olarak" anlamında zarf olarak kullanılabilir.

Bir kelimeyi öğrenirken tüm anlamlarını ve kullanımlarını öğrenen bir kişi, aynı zamanda bildiği kelime sayısını da otomatik olarak çoğaltmış olur.

Bu yüzden bir kelimeyi öğrenirken farklı anlamlarını öğrenmek de çok önemlidir. Ayrıca sözlükten bir kelime ararken, kısaltmalarla belirtilen sözcük türlerine dikkat edilmeli, cümle içinde kullanımlarını sözcük türüne uygun olarak yapmak gerekir. Aşağıda farklı sözcük türleri verilmiştir. Etkili sözlük kullanımı ve kelime bilgisini geliştirmek için bu konunun çok iyi öğrenilmesi gerekmektedir.

 

  Verb (v) - Fiil/eylem

go (Gitmek) - talk (Konuşmak) - sleep (Uyumak) - play (Oynamak) - run(Koşmak)- walk (Yürümek) Example: I go to work everyday . (Ben hergün işe giderim .) ► Noun (n) - isim handbag (Çanta) - armchair (Koltuk) - Window (Pencere) - eraser (Silgi) - notebook (Defter) Example: There is a eraser in the handbag . (Çanta nın içinde bir silgi vardır.)

  Adjective (adj) - sıfat beautiful (Güzel) - Ugly (Çirkin) - old (Yaşlı) - young (Genç) - dirty (Kirli) - handsome (Yakışıklı) - short (Kısa) etc.

Example: I have a young father. (Genç bir Babam var.) Adverb (adv) - zarf noisy (Gürültülü) - early (Erken) - well (İyi) - quickly (Çabuk) - quietly (Sessizce) Example: I get up early . (Erken Kalkarım.) ► Preposition (prep)

- Edat in - on - at - from - behind (-in gerisinde) - under ( altında) - Near (Yanında) Example: He is near the window. (O pencerenin yanındadır .)

   Pronouns - zamirler you (sen) - he (o) - this (bu) - each (her) - himself (kendisi) Example: I love him very much. (Onu çok seviyorum) ► Conjunctions - bağlaçlar and (ve) - or (veya) - so (bu yüzden, böylece) - but (ama) Example : I am ill, so I am not going to school today. (Hastayım, bu yüzden bugün okula gitmiyorum.) ► Interjections - ünlemler Hey! - Oh! - Heaven!

Example: Hey, watch your head (Hey, kafana dikkat et.)

 

 

Word Order (Sözcük Dizimi)


Normal koşullarda (yani, devrik yapı vs. bulunmayan durumlarda) en basit şekli ile İngilizce'de cümle iki unsurdan oluşur: Özne + Yüklem

(Subject) + (Verb)

Türkçe'de özne çoğu zaman yüklemin sonuna bir "kişi eki" olarak eklenebildiği için açıkça kullanılmasına gerek kalmayabilir.

-   (Ben) geldim.

-   (Sen) nasılsın ?

İngilizce'de böyle birşey - çok sınırlı da olsa bazı konuşma durumları dışında - söz konusu olamaz.

-   (I) came.

-   How are (you) ?

   Türkçe ve İngilizce basit cümle yapıları sadece özne ve yüklem söz konusu olduğunda bir farklılık göstermediği için, çeviri konusunda yapı açısından bir sorun çıkmamaktadır.

ÖZNE (SUBJECT) + YÜKLEM (VERB)

Mehmet geldi. Mehmet came

   Çoğu zaman basit cümlede bir de nesne bulunur. Ve cümleye nesne eklendiği zaman Türkçe ile İngilizce dili arasındaki sözcük dizimi bakımından büyük bir fark ortaya çıkar.

-   Michelle reads a newspaper.

Subject Verb Object Michelle okur bir gazete Yukarıdaki örnekte olduğu gibi özne ve yüklem, yani subject ve verb her zaman birlikte bulunur. İngilizce cümle kurarken Türkçe düşünürsek hata yaparız. Zaten İngilizce konuşurken ve yazarken yapılan hataların hemen hemen hepsi, Türkçe'yi referans almaktan kaynaklanmaktadır. Yukarıdaki örneği Türkçe düşünerek kurmaya çalışırsak aşağıdaki cümle ortaya çıkar.

-   Michelle a newspaper reads. (YANLIŞ!)

Subject Object Verb Michelle bir gazete okur Bu konuya başka bir örnekle daha açıklayabiliriz. Türkçe bir cümle kuracağımız zaman sözcük dizimi aşağıdaki gibidir.


Mehmet oğluna öğretti. ÖZNE + NESNE + YÜKLEM

Halbuki İngilizce bir cümleye nesne eklendiği zaman, Türkçe cümle yapı ile arasındaki ilk temel fark ortaya çıkar.

 

Mehmet taught his son. SUBJECT + VERB + OBJECT

O zaman şunu söyleyebiliriz.

Türkçe basit cümle dizilişi : ÖZNE + NESNE + YÜKLEM İngilizce basit cümle dizilişi: ÖZNE + YÜKLEM + NESNE

  İngilizcede istisnalar dışında cümle yapısı aynıdır. Yani cümle içindeki kelimeler kendi dilimizde olduğu gibi değişmez ve devrik cümle kurulmaz. Bu da İngilizce öğrenenler için büyük bir avantajdır. İngilizce cümle dizilişini bir formül gibi öğrenen bir kişi, dilin yapısını büyük oranda çözmüş olur.

İngilizce bir cümlede kelimeler,

ÖZNE + YÜKLEM + NESNE + BELİRTEÇ + YER + ZAMAN

Kim Ne yaptı Neyi Nasıl Nerede Ne zaman şeklinde sıralanır. Bu mantığa göre aşağıdaki cümleyi inceleyin.

Sue evde yerleri elektrik süpürgesi ile saatlerce süpürdü. (Türkçe sözcük dizilişi) Sue cleaned the floor with a vacoom cleaner at home for hours.

Sue süpürdü yerleri elektrik süpürgesi ile evde saatlerce(İngilizce sözcük dizilişi) Yüklem = temizledi

Kim = Sue Neyi = yerleri

Nasıl = elektrik süpürgesi ile Nerede = evde

Ne zaman = saatlerce

        İngilizce    cümlelerde    yer    belirten    kelimeler,    zaman            belirten kelimelerden her zaman önce gelir.

We went to a party last night. (Doğru cümle) We went last night to a party (Yanlış cümle) Aşağıdaki örnekleri inceleyin - I walk to work


everday

-   I go to bed early

-  We arrived at the airport at 4 o'clock

     İngilizce'de zaman belirten bazı zarfların kullanımı ise farklıdır. Aşağıda bu zarfların bir listesi verilmiştir.

always, usually, often, sometimes, never, just, yet, already, all, still Aşağıdaki örneklerd bu zarfların cümlenin neresinde kullanıldıklarını görebilirsiniz.

EXAMPLES (ÖRNEKLER)

I always wake up early. (Her zaman erken kalkarım) My sister usually watches TV at night. (Kızradeşim genellikle geceleri TV seyreder.) They often play football at school. (Onlar sık sık okulda futbol oynarlar.) Students sometimes make their teachers angry. (Öğrenciler bazenöğretmenlerini kızdırırlar.) I have just arrived home. (Eve şimdi/henüz vardım.) I haven't seen the new student yet. (Yeni öğrenciyi henüz görmedim.) Thank, I have already had breakfast. (Teşekkürler, (halihazırda/zaten) kahvaltı yaptım.

They are all waiting for the bus. (Onların hepsi otobüs bekliyorlar.) We are still looking at the cat. (Hala kediye bakıyoruz.)

 

Subject Pronouns (I, you, he)

 

İngilizce'de ilk olarak öğrenilmesi gereken temel kelimeler zamirlerdir. Bu kelimeler Türkçe'de olduğu gibi isimlerini yerine kullanılır ve "zamir" diye adlandırılır. Doğadaki her bir nesnenin mutlaka bu zamirler tarafından bir karşılığı vardır. Cümlenin "öznesi" konumunda başta bulunurlar ve cümle içinde başka bir görevleri yoktur, yerleri asla değiştirilemez. Aşağıdaki tabloyu inceleyin.

I (Ben) You (Sen)

He (Erkekler için O) She (Kadınlar için O)

It (Cansız / hayvanlar için O)


We (Biz) You (Siz) They (Onlar)

Zamirler, cümle içinde konuşulan kişinin kim olduğu belli olduğu durumlarda, ismi tekrarlamamak için de kullanılır. Aşağıdaki cümleleri inceleyin.

 

Aşağıdaki örneklerde, cümle içindeki ismin yerini alan şahıs zamirlerini inceleyiniz.

John (He) Mary (She)

John and Mary (They) John, Mary and me (We) My dog (It)

My dog and cat (They) My dog, cat and you (You) My dog, cat and me (We) You and Joe (You)

Joe and Michelle (They)

George is a doctor. He lives in New Jersey. (George bir doktordur. O New Jersey'de yaşar.)

Object   Pronouns   (me,   him,   her)   Nesne   zamirleri,                  cümlede     nesne durumundaki ismin yerini alırlar. Aşağıdaki tabloları inceleyiniz.

I Ben Me Beni/Bana You Sen You Seni/Sana

He O (erkek) Him Onu/Ona She O (kadın) Her Onu/Ona

It O (cansız/hayvan) It Onu/Ona We Biz Us Bizi/Bize

You Siz You Sizi/Size

They Onlar Them Onları/Onlara


Subject Object

I I know Sue (Sue'yu tanıyorum) Sue knows me (Sue beni tanır) me You You know Sue (Sue'yu tanıyorsun) Sue knows you (Sue seni tanır) you He He knows Sue (O Sue'yu tanır) Sue knows him (Sue onu tanır) him She She knows Sue (O Sue'yu tanır) Sue knows her (Sue onu tanır) her We We know Sue (Sue'yu tanırız) Sue knows us (Sue bizi tanır) us They They know Sue (Sue'yu tanırlar) Sue knows them (Sue onları tanır) them GENEL AÇIKLAMALAR

   Şahıs zamirlerinin -i, -e halleri cümlede fiillerden sonra yer alır. Bu zamirler isimlerin yerine kullanılır ve kendilerinden önce edat (preposition) olabilir.

I like Burak and Taner. (Burak ve Taner'i severim.) I like them. (Onları severim.)

The soldiers killed John. (Askerler John'u öldürdü.) The soldiers killed him. (Askerler onu öldürdüler.)

   İyelik zamirleri bazı fiillerden sonra “-i, -e” hallerinin dışında anlam kazanırlar.

They met him at 9 00. (Onunla saat 9'da buluştular.) Mark talked to me. (Mark benimle konuştu.)

   Object Pronouns bazen subject pronouns'a tercih edilir. "Be" fiilinden sonra genellikle object pronouns kullanılır.

-  Who is it? (Kim o?)

 

-   It is me. (Benim)

-  Who wants an apple? (Kim bir elma istiyor?)

-   Me, please. (Ben, lüften)

  Than ve as gibi kelimelerden sonra da object pronouns kullanılır.

-   John is taller than me. (John benden daha uzundur.)

-    I am more handsome than him. (Ben ondan daha yakışıklıyım.) Prepositions'lardan (at, in, for) sonra object pronouns kullanılır.

-   This postcard isn't for me. It is for you. (Bu kartpostal bana değil. Senin için.)


-   Who is that man? Why are you looking at him? (Şu adam kim? Niçin ona bakıyorsun?)

-     We are going to the theatre. Do you want to come with us? (Biz tiyatroya gidiyoruz. Bizimle gelmek ister misin?) EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)

Steve kicked the ball to me. (Steve topu bana çekti.)

Douglas wants to talk to you. (Douglas seninle konuşmak istiyor.) Liz doesn't like him. (Liz onu sevmez.)

 

John kissed her. (John onu öptü.)

 

Give it to me please! (Lütfen, onu bana ver!)

The politician lied to us (Politikacı bize yalan söyledi.) Mary didn't invite them. (Mary onları davet etmedi.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder